151
(0 votes, average 0 out of 5)
Adet düzensizlikleri erken menopoz habercisi mi?0 out of 5 based on 0 voters.


ADET DÜZENSİZLİĞİ

Adet Düzensizliği Nedir?:

 

Normal bir kadında bir adet döngüsünün süresi 21 -35 gün arasında değişmektedir. Kanamanın ilk günü adetin birinci günü olarak kabul edilmekle birlikte,normal bir adet kanaması yaklaşık 2-7 gün arasında değişmektedir.Toplam kan kaybı miktarı ise 30-50cc arasındadır. Tüm bu tanımlar doğrultusunda eğer adet dönemi beklenen süreden daha az veya daha çok zamanda oluyorsa, adet miktarında artış mevcut ise, adet dönemi uzun sürüyor veya adet dışında kişi lekelenme veya kanama tarif ediyor ise kişi de adet düzensizliğinden bahsetmek mümkündür.

Adet düzensizliklerini şu şekilde sınıflayabiliriz:

Oligomenore:Genellikle 35 günden uzun aralarla oluşan düzensiz kanamalardır.

Polimenore: 21 günden daha kısa aralıklar ile oluşan kanamalardır.

Menoraji: Miktarı fazla (>80ml) ve süresi uzun (>7 gün) ancak düzenli olan kanamalardır.

 

          Metroraji: Adetler düzenlidir fakat kişinin adet dönemleri dışında düzensiz kanamaları veya lekelenmeleri olmaktadır.

          Menometroraji: Adetin düzensiz ve sık aralıklarla oluşan miktarı fazla,uzun süreli kanamalardır.

          Hipomenore:Miktarı azalmış zamanı düzenli adet kanamasını ifade eder.

          Hipermenore: Miktarı artmış zamanı düzenli adet kanamasını ifade eder.

 

Adet Düzensizliğinin sebepleri:

 

Adet düzensizlikleri organik bir nedene bağlı olmadan da olabileceği gibi jinekolojik faktörler ve sistemik hastalıklar da akılda tutulması gereken önemli unsurlardır.

Disfonksiyonel Uterin Kanamalar:Organik bir nedene bağlı olmayan sıklıkla da hormonal bir bozukluk nedeniyle oluşan uterin kanamalardır. Jinekolojik açıdan bir patoloji, gebelik veya sistemik bir hastalık yok iken gelişen düzensizliklerdir. Adet döngüsündeki hormonal bozukluk sonucunda hastaların büyük bir kısmında yumurtlama (ovulasyon)olmaz. Çoğunlukla menopoz öncesi ve ergenlik dönemlerinde görülürler.

Doğum kontrol hapının unutulması, ovulasyon kanaması,obezite, polikistik over sendromu,uzun süreli doğum kontrol hapı kullanımı disfonksiyonel uterin kanamaya örnek verilebilir.

Jinekolojik nedenler: Üstüste yapılan küretajlar, doğuştan yapışık rahim, geçirilmiş enfeksiyon sonrası gelişen rahim yapışıklıkları, rahim içi iyi huylu tümörler(myom, polip) , rahim içi kalınlaşması, hatta rahim ve rahim ağzı kanseri gibi organik nedenler adet düzensizliği olan hastalarda akılda tutulmalıdır.

Sistemik hastalıklar:Tiroid, karaciğer ve böbrek fonksiyon bozuklukları,Kanama ve pıhtılaşma bozuklukları

Kullanılan ilaçlar: Doğum kontrol ilaçları, depresyon ilaçları

Sıkı diyet, egzersiz:Uzun süre adet görememe, adet sonrası şiddetli kanamayapabilir.

Tanı:

Fizik muayene: Hastalar sistemik muayene sonrasında jinekolojik açıdan spekulum ile muayene edilmelidir.

 

Laboratuar testleri: Adet düzensizliği şikayeti ile başvuran hastalarda öncelikle gebelik dışlanmalıdır. Hormonal testler, yumurtlama bozukluğuna sebep olabilecek sistemik ve jinekoloji nedenleri dışlamak için yapılmalıdır. Karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri, kanama pıhtılaşma faktörleri,tam kan sayımı diğer bakılması gereken testlerdir.

Endometrial biopsi(Rahimden örnek alınması): Histopatolojik tanı açısından önemlidir.Tedaviye dirençli kanamalarda, menopoz ve menopoz öncesi adet düzensizliklerinde düşünülmelidir.Organik nedenli(Endometrial kalınlaşma,polip,kanser) kanamaların tanısında bizlere yardımcı olur.

Ultrasonografi: İç genital sistemin değerlendirilmesinde bizlere yardımcı olur.Özellikle düzensiz kanamaya sebep olabilecek yumurtalık (over) kistlerin saptanmasında yardımcı olur.

Histeroskopi: Rahim içi polip,myom ve yapışıklıkların tanı ve tedavisinde yardımcı olur.

Tedavi:

 

İncelemeler sonrasında hastalığın sebebine yönelik tedavi verilmelidir.Hastada hormonal bir bozukluk mevcut ise tedavi kişinin çocuk isteği olup olmamasına göre düzenlenmelidir. Tanıda da söylediğimiz gibi gebelik testi hastalığın tanısında ve tedavinin seyrinde önem taşır. Hastada organik bir patoloji mevcut ise (polip, myom,kanser) tedavi; hastanın yaşına ,çocuk isteğine, hastalığın klinik seyrine ve derecesine bağlı olarak düzenlenmelidir.